ÇİZGİ FİLM İZLE - BEDAVA ÇİZGİ FİLM İZLE - CARTOONNETWORK - ONLİNE ÇİZGİ FİLM İZLE

CARTOONNETWORK,ÇİZGİ FİLM,ÇİZGİ FİLM İZLE,ONLİNE ÇİZGİ FİLM İZLE,BEDAVA ÇİZGİ FİLM İZLE,İNDİRMEDEN ÇİZGİ FİLM İZLE,ANİMASYON İZLE,TÜRKÇE ÇİZGİ FİLMLER

Çocuklar İçin Hikayeler,Çocuklar İçin Güzel Hikayeler

BUZDA YARIŞ

 

         Öğretmenimiz bu gün büyük yarış yapacakmış. En güzel kayan iki çift kazanacakmış. İnşallah biz oluruz yarış hızlı ve güzel geçti.Ben kazandım

Öğretmen;

            -Bravo mükemmelsiniz tebrik ederim.Sedat senin bukadar güzel kaydığını bilmiyordum

            -Tabii öğretmenim çok çalıştım

            -Dua et.Beyza vardı yoksa öğrenemezdin.

Sonra bize bir kupa verdi tebrik ederim büyük yarışlarda daha büyüklerini alırsınız dedi.

Öğretmen gülümseyerek;

            -Çok güzel kayıyorsunuz sizi stadyumlarda büyük yarışlara götüreceğim.Aferin sizin hep böyle olmanızı istiyorum yarın stadyumda bir yarış var ona sizi götüreceğim.Çalışınn!

            O andan itibaren bir başladık i çok güzel çalıştık

Sonunda büyük gün geldi kaymaya başladık güzel gidiyorduk Sedat’ın ayağı kaydı yere düştü.Ben kaymaya devam ettim.İşin ucunda ödül var sonra beklemeye başladım sonuçlar yarım saat sonra verildi

            İkinci olmuşuz. Bunada şükür dedim.

Eve geldim. Annem kızarak;

    Kızım, okullar dört gün sonra açılıyor. kursdan seni aldırdım

Ağladım gece boyu gözümü kırpmadım ama okulu a özledim.Arkadaşlarım,Öğretmenim ooo birçok şeyi özlemişim.Kitaptan silgiye her şeyi.

TAŞINIYORUZ

           

            Bugün babam işten gelince bize:

-         Çocuklar üzülmeyin ama…

-         Ne oldu baba?

-         Maalesef tayinim çıktı.

Hepimiz beraber:

-         “Olamaz” diye bağırdık. Babam:

-         Çocuklar, bilemiyorum. Evimizi kiraya vermedim. Ne olur ne olmaz, değil mi?

Dedi. Ama bizim sesimiz çıkmadı.

            Ben:

-         Ne zaman taşınıyoruz, babacığım

-         Sanırım 4 gün sonra.

-         Peki okulum, öğretmenim, arkadaşlarım ne olacak? Onlara çok alışmıştım.

Nasreddin Hoca Fıkraları - Fıkra Okuma - Komik Fıkralar

BİR GÜN NASREDDİN HOCA BAHÇEDE NAMAZ KILIYOMUŞ BİR ÇOÇUKDA AĞAÇA ÇIKMIŞ NASREDDİN HOCA DUA EDİYOMUŞ ALLAHIM GÜNAHLARIMI AFFET DEMİŞ ÇOÇUKTA ETMEM DEMİŞ TEKRAR DEMİŞ ALLAHIM SEN GÜNAHLARIMI AFFET DEMİŞ ETMEM DEMİŞ NASREDDİN HOCA ETMEZSEN ETME ZATEN ABDESTİM YOKTU DEMİŞ

9 akçemi 10 akçe mi

Bir gün nasreddin hoca rüyasında bir adamla konuşuyormuş adam 9 akçe diyormuş.Nasreddin hocada 10akçe diyormuş.Nasreddin hoca rüyadan uyanmış ellerinde hiç akçe yok.Geri uykuya dalmış ve adama demiş tamam 9 akçe olsun.

 Nasrettin Hoca bir gün komşusunun bahçesine girer.Bahçedeki armutları görünce dayanamaz.Bir tane yer,dayanamaz bir daha,bir daha derken armut ağacına çıkıverir.Başlar yemeye.Tam bu sırada bahçenin sahibi çıkagelir.

Hoca şaşkınlıkla başlar bülbül gibi ötmeye.

Bahçenin sahibi şaşkın şaşkın Hocanın olduğu ağacınyanına varıp,
---Ne yapıyorsun burada diye bağırır.
Hoca sakince cevap verir.
---Ben bülbülüm,yuvam da burada,der.
Tekrar cırlak sesiyle ötmeye başlar.
Bahçe sahibi öfkeyle
---Bülbül böylemi öter be adam diye bağırınca,
Hoca
---ben acemi bülbülüm.Ancak bu kadar ötüyorum,der.

Nasreddin Hoca'nın evine tüccar arkadaşı misafir olmuş.Hoca ona mantı pişirip getirmiş. Arkadaşı acele edip mantıyı hemen ağzına atınca boğazı yanmış. Boğazının yandığını belli etmemek için başını tavana doğru dikmiş ve yanmanın etkisi gidince de başını tavandan indirmeyip sormuş :
-Hocam bu tavanı ne zaman yaptınız.
Hoca hemen :
-Boğazına ateş düştüğü zaman, demiş.

bir gün nasrettin hoca arkadaşlarıyla iddaya girmiş ben karlı havada dışarıda 1 gün dururum demiş.
onlar büyük bir ziyafette girmişler nasrettin hoca sadece mumu yakmış .arkadaşları şaşırmış.1 gün durduğuna ama işin içinde ziyafet olunca biri mumla ısındın demiş.kaybetmiş iddayı.daha sonra bir aksam nasrettin hoca arkadaşlarını çağırmış.işte yemek yiyelim diye onlar da gelmiş nasrettin hoca karısını tembilemiş ağacın dalına yemegi as.altına mum yak demiş.o da yapmış.işte arkadaşları beklemiş beklemiş yemek yok hani hocam yemek demişler o da pişiyor demiş.onlarda bir bakalım nasıl pişiyor demişler o da göstermiş piştiği yeri arkadaşlarıda aman hocam yemek mumla nasıl pişer demiş.o da ben nasıl mumla ısiniyor dediyseniz buda böyle pişiyor demiş.

Hoca aksamleyin eve dogru yururken, baklava seven bir koyluyle karsilasir.
-Hoca, kisa bir sure once bir adam buyuk bir tepsi baklava goturuyordu...
-Beni ilgilendirmez!
-Fakat adam tepsiyi sizin eve goturuyordu.
-O zaman seni ilgilendirmez!

Bir gün Nasreddin Hoca şehire gelip, bir arkadaşıyla birlikte handa kalmış. Gece yarısı arkadaşı sormuş:
- Hocam, uyudunuz mu?
- Buyurun birşey mi var?
- Biraz borç para isteyecektim.
Nasreddin Hoca derhal horlamaya başlayıp:
- Ben uyuyorum! demiş.

 Nasreddin Hoca'ya yapilan sakalar tukenip bitmezdi. Aksehir'liler bir gun Hoca'ya takilir ve sorarlar.
-Hocam senin evliyalar katinda ulu bir kisi oldugun soylenir asli var midir?
Hoca'nin boyle bir iddiasi elbette yoktur ama bir kere soruldu ya cevaplar;
-Her halde oyle olmali.
-Boyle kisiler zaman zaman mucizeler gostererek bu ozelliklerini herkese kanitlar. Hoca madem kabullendin goster bir mucize gorelim!
Hoca;
-Pekala simdi size bir numara yapalim der karsisinda durmakta olan cinar agacina;
-Ey ulu cinar cabuk yanima gel!...
Tabii ne gelen agac var ne giden. Hoca yurumeye baslar agacin yanina varir. Aksehir'liler;
-Ne oldu Hoca agaci getiremedin, kendin oraya gittin! diye gulunce,
Hoca;
-Bizde kibir yoktur, dag yurumezse abDal yurur der.

Arkadaslari Hoca'ya, katı bir koca olmadigina, takilirlar:
"Hoca, karin tum zamanini komsu arkadaslariyla geciriyor!"
"Hayir dogru degil. Eger dogru olsaydi, bize de bir ara ugrardi!" diye cevaplar Hoca.

 hoca,vaaz için kürsüye çıkar.camideki toplulupa,
-size ne anlatacağımı biliyor musunuz?der.
vaazı dinlemeye gelenler,
-nereden bilelim,bilmiyoruz...derler.
hoca,
-bilmiyorsanız,ne diye boşuboşuna anlatayım...diyerek kürsüden inip gider.
bir başka zaman yine camiye vaaza gelir,kürsüye çıkar.yine topluluğa sorar:
-sizew ne anlatacağımı biliyor musunuz?
geçenkinden ders aldıklarından,
-biliyoruz...derler.
o zaman hoca,
-biliyorsanız,ne diye anlatayım boşboşuna...deyip yine kürsüden inip gider.
yine bir gün vaaz için gelir camiye,kürsüye çıkar.aynı soruyu sorar:
-ey dinleyiciler.size ne anlatacağımı biliyor musunuz?
vaazı dinlemeye gelenler,önceden sözleşip öğütleştikleri üzere şöyle derler:
-kimimiz biliyoruz kimimiz de bilmiyoruz.
hoca,
-öyleyse,der,boşuna zamanınızı almayayım da işten güçten kalmayın.bilenler,bilmeyenlere öğretsin...